ZARAFETİN İKONLARI
Gözlüklerin Ardındaki İkonlar
Bazı kadınlar bir dönemi temsil eder. Bazıları bir akımı başlatır. Bazıları ise sadece bakışlarıyla hafızalara kazınır.
Güneş gözlüğü, onlar için bir aksesuar değildi. Bir tavırdı. Bir mesafeydi. Bir güç göstergesiydi.
Bazen New York sokaklarında zarif bir sabah yürüyüşünde, bazen paparazzilerin flaşları altında kontrollü bir sessizlikte, bazen bir film sahnesinde dünyayı durduran bir karede…

Audrey Hepburn
Oliver Goldsmith
Manhattan
1961’de bir film sahnesi, moda tarihini değiştirdi. Audrey Hepburn’ün New York sabahında, kahvesi ve croissant’ıyla vitrinin önünde durduğu o an… Büyük siyah çerçevesi sadece bir aksesuar değildi.
Oliver Goldsmith Manhattan modeli, o sahneyle birlikte “zarif gizemin” sembolüne dönüştü.
Bugün oversize siyah gözlük denildiğinde hâlâ ilk referans odur.
Çünkü stil bazen bağırmaz — sadece bakar.


Jackie Kennedy Onassis
Nina Ricci 3203
Jackie O’nun büyük koyu camları bir dönemin imzasıydı.
Nina Ricci 3203 modeli; siyaset, medya ve aristokrasinin ortasında dururken mesafeyi zarafetle kurmanın sembolü oldu.
O gözlük sadece güneşi değil, dünyayı da filtreliyordu.
Bugün hâlâ “Jackie O” formu, sofistike güç anlamına gelir.

Sophia Loren
Persol
İtalyan sinemasının altın çağında Sophia Loren, güneş gözlüğünü feminen bir güce dönüştürdü.
Persol’ün zamansız tasarımlarıyla birlikte; dramatik, güçlü ve Akdeniz karakterini yansıtan bir silüet ortaya çıktı.
O bir moda figürü değil, bir tavırdı.
Gözlük onun yüzünde bir detay değil, karakterdi.


Marilyn Monroe
Ray-ban
Marilyn Monroe, 30’lu yaşlarında (1956 yılında, Arthur Miller ile evliliğinin hemen ardından) zamansız bir şıklığın simgesiydi.
Bu dönemde en sık tercih ettiği modellerden biri, yumuşak kare formuyla dikkat çeken Ray-Ban Wayfarer’dı.
Karakterli silueti, güçlü duruşu ve dengeli hatlarıyla Wayfarer; stilini sade ama iddialı bir şekilde ortaya koymak isteyenler için gerçek bir klasiktir.
Bazı tasarımlar dönemini aşar. Wayfarer’da tam olarak bu yüzden bir ikon.
